Pew Araştırma Merkezi tarafından 2 yıl ve 4 yıllık eğitim veren 1,055 Kolej Başkanı arasında yapılan bir araştırma Amerikan Üniversiteleri'nde intihalin oldukça sıklıkla görüldüğünü ortaya koydu.
Başkanların %55'i son 10 yılda üniversitelerde görülen intihalin artışa geçtiğini, bunda da en büyük faktörün internet olduğunu söyledi.
Araştırmaya ayrıca 18 yaşından büyük 2 bin 142 yetişkin de katıldı.
Çalışmanın ilginç sonuçlarından biri de şöyle; Halkın sadece %29'u internet üzerinden verilen derslerin gerçek derslerle aynı değerde olduğunu düşünürken, Başkanların %51'inin iki ders türünün de aynı denklikte olduğunu bildiriyor.
İnternet dersleri daha fazla olacak: Kolej Başkanları'nın %77'si internet üzerinden eğitim verdiklerini belirtti. Bu rakam daha da artacak.
Ders kitapları dijitale dönecek: Başkanların %62'si gelecek 10 yılsa lisans öğrencilerinin kullandığı kitapların yarısının tamamen dijital olacağını söyledi.
1 Eylül 2011 Perşembe
Amerikan üniversitelerinde intihal arttı
Etiketler:
Amerikan üniversitelerinde intihal arttı
Çevrecilerden Apple’e ağır suçlama
Teknoloji devlerinden Apple, Çin’deki taşeron fabrikalarda çevre standartlarını ve halk sağlığını hiçe saymakla suçlanıyor.
Çin'de beş çevre örgütü Apple'ı hedef tahtasına oturtan bir rapor yayımladı.
Çevreciler iPhone, iPad gibi cihazların üretiminde rol aldığı sanılan şirketler hakkında bir araştırma yaptı. Rapordaki sonuçlar oldukça çarpıcı.
Apple'a elektronik devre kartı üreten Meiko Electronics'in yakınlarında bulunan gölde ağır metal yoğunluğu normalin 200 kat üstünde. Foxconn firmasına ait bir fabrikanın yakınında ise insanlar zehirli gazdan pencerelerini açamıyor. Bir diğerinin yakınındaki köyde yaşayanlarda kanser hastalıkları artmış durumda.
“Apple çevre atıkları hakkında şeffaf veriler sunup olayı açıklığa kavuşturmayı reddediyor. Yan kuruluşlarının isimlerini açıklamamakta inat ediyor. Çevre denetimi konusunda ülkemizdeki boşluklardan faydalanıyor. Maliyetini çevreye yükleyerek, halkın çıkarlarını düşünmeden muazzam kârlar elde ediyorlar."
5 ayda hazırlandı
Rapor 5 aylık bir araştırmanın sonucunda hazırlandı. Araştırma sırasında 27 değişik firma mercek altına alındı. Bu firmaların büyük bir çoğunluğu Pekin, Guangzhou ve Çengdu gibi ülkenin büyük kentlerinde yer alıyor. Dünya çapında tanınmış çevreci Ma Jun Apple'ın bu şirketlerle ilişkisini şöyle anlatıyor:
"Apple gibi firmalar buralara büyük siparişler veriyorlar. Tek önemsedikleri işi kaça yaptıracakları. Çevreye ne olduğu umurlarında bile değil. Üreticilerin üzerinde büyük bir baskı var. Çevre standartlarını hiçe sayıp masrafları düşürmek zorundalar ki işi alabilsinler.”
Time dergisi tarafından 2006 yılında dünyanın en etkili 100 şahsiyetinden biri olarak da gösterilen Ma Jun, Çinlilerin bilinçsizliğinden de şikâyetçi. Jun, birçok Çinlinin yanı başlarındaki fabrikaların Apple için üretim yaptığını bilmediklerini söylüyor. Apple sözcüsü ise, şirketin taşeron firmalardan emniyetli iş koşulları ve çevrenin korunmasına özen göstermelerini istediğinde ısrarcı.
Etiketler:
Çevrecilerden Apple’e ağır suçlama
Sinirli olan daha çok kilo alıyor
Karakter yapısının kilo alımında belirleyici role sahip olduğu ortaya çıktı.

50 yıl boyunca yürütülen araştırma sonucunda, karakter yapısının kilo alımında belirleyici role sahip olduğu görüldü.
ABD’de bulunan Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nün 1988 kişi üzerinde 50 yıl boyunca yürüttüğü araştırma sonucunda, karakter yapısının vücut kitle indeksi ve kilo alımında belirleyici role sahip olduğu görüldü.
Araştırma sırasında yapılan 14 bin 521 değerlendirmede, katılımcıların dürüstlük, vicdan, açık görüşlülük, dışa dönüklük, memnuniyet, sinirlilik gibi 30 ayrı özelliği incelendi. İçgüdüleriyle hareket etmeye daha yatkın olanların, içgüdülerini bastırabilenlere kıyasla ideal kilolarına oranla 10 kilo fazlaları olduğu, memnuniyet oranı düşük, rekabetçi, asabi ve toplumsal değerleri pek fazla önemsemeyenlerin de vücut kitle indekslerinin olması gerekenden fazla olduğu saptandı.
Sinirli bir yapıya sahip olanların da hayatları boyunca kilo alıp verme dengesizlikleri yaşadıkları ve sonunda kilo almaya daha meyilli oldukları görüldü. Araştırma sayesinde uzmanlar, obezite tedavisinde yeni yöntemler geliştirilebileceğini söyledi.
50 yıl boyunca yürütülen araştırma sonucunda, karakter yapısının kilo alımında belirleyici role sahip olduğu görüldü.
ABD’de bulunan Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nün 1988 kişi üzerinde 50 yıl boyunca yürüttüğü araştırma sonucunda, karakter yapısının vücut kitle indeksi ve kilo alımında belirleyici role sahip olduğu görüldü.
Araştırma sırasında yapılan 14 bin 521 değerlendirmede, katılımcıların dürüstlük, vicdan, açık görüşlülük, dışa dönüklük, memnuniyet, sinirlilik gibi 30 ayrı özelliği incelendi. İçgüdüleriyle hareket etmeye daha yatkın olanların, içgüdülerini bastırabilenlere kıyasla ideal kilolarına oranla 10 kilo fazlaları olduğu, memnuniyet oranı düşük, rekabetçi, asabi ve toplumsal değerleri pek fazla önemsemeyenlerin de vücut kitle indekslerinin olması gerekenden fazla olduğu saptandı.
Sinirli bir yapıya sahip olanların da hayatları boyunca kilo alıp verme dengesizlikleri yaşadıkları ve sonunda kilo almaya daha meyilli oldukları görüldü. Araştırma sayesinde uzmanlar, obezite tedavisinde yeni yöntemler geliştirilebileceğini söyledi.
Elektronik kitaplar sektöre 16 milyon dolar ciro sağlayacak
Portatif bilgisayarlarla elektronik kitapların, elektronik çip sektöründe 16 milyar dolarlık ciro sağlayacağı bildirildi.
Bir araştırma şirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, tablet bilgisayarların piyasaya sunulmasının ardından, her ikisi de farklı tüketicilere hitap ettiği için, tahmin edilenin aksine elektronik kitaplara talep düşmedi. İki tür cihaza olan yoğun ilgi, bu cihazlara elektronik yonga üreten şirketleri de mutlu etmeye başladı.
Rapora göre e-kitapları, temel amacı okumak olan tüketiciler tercih ederken, tablet bilgisayarlara zengin multimedya içeriği talep eden tüketiciler ilgi gösteriyor. Bu tercih ve ilgi dolayısıyla 2015 yılında yarı iletken sektörünün, 16 milyar dolar gibi bir ciro yaratarak üretici firmaları mutlu edeceği bekleniyor. Rapora göre, önümüzdeki yıl sadece ABD’de 15 milyon elektronik kitap satılacağı belirtilirken, yeni tablet bilgisayar alacakların yüzde 60’ının, bu cihazlarda kablosuz internet ve 3G bağlantısı olmasını istediği kaydediliyor.
Bir araştırma şirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, tablet bilgisayarların piyasaya sunulmasının ardından, her ikisi de farklı tüketicilere hitap ettiği için, tahmin edilenin aksine elektronik kitaplara talep düşmedi. İki tür cihaza olan yoğun ilgi, bu cihazlara elektronik yonga üreten şirketleri de mutlu etmeye başladı.
Rapora göre e-kitapları, temel amacı okumak olan tüketiciler tercih ederken, tablet bilgisayarlara zengin multimedya içeriği talep eden tüketiciler ilgi gösteriyor. Bu tercih ve ilgi dolayısıyla 2015 yılında yarı iletken sektörünün, 16 milyar dolar gibi bir ciro yaratarak üretici firmaları mutlu edeceği bekleniyor. Rapora göre, önümüzdeki yıl sadece ABD’de 15 milyon elektronik kitap satılacağı belirtilirken, yeni tablet bilgisayar alacakların yüzde 60’ının, bu cihazlarda kablosuz internet ve 3G bağlantısı olmasını istediği kaydediliyor.
Sağlıksız oyuncaklara bakanlıktan denetim
Sağlık Bakanlığı, 2010 yılı içerisinde 13 bin 59 oyuncağa denetim yaptı. 118 çeşit oyuncak uygun görülmeyerek piyasadan kaldırıldı. 66 çeşit ise imha edildi.
SAĞLIK Bakanlığı, çocuk sağlığını tehdit eden oyuncakların tespiti için geniş kapsamlı bir araştırma yaptı. STAR’a konuşan Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, piyasadaki oyuncaklar hakkında önemli bilgiler verdi. Torunoğlu, Türkiye genelinde 657 oyuncak denetimcisi olduğunu belirterek bu denetçilerin eğitim sertifikası almış kişilerden oluştuğu bilgisini verdi. 2010 yılı içerisinde oyuncak denetimcileri tarafından 13 bin 59 denetim yapıldığını vurgulayan Torunoğlu, “118 çeşit oyuncak uygun görülmeyerek piyasadan kaldırıldı. 66 çeşit ise imha edildi. Geriye kalan 12 bin 875 çeşit ise uygun çıktı” dedi. Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi (RSHM) laboratuarlarında oyuncak testlerinin yapıldığını ifade eden Torunoğlu, bu laboratuarların 2002 yılından bu yana hizmet verdiğini açıkladı. Torunoğlu, ürünü güvensiz çıkan firmalara yüksek para cezası uygulandığına dikkat çekti.
‘CE’ işaretine dikkat edin
Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Oyuncak Laboratuarı Şefi Atilla Saka, ebeveynlerin ‘CE’ işaretine bakıp öyle oyuncak almalarını tavsiye etti. Saka, “Oyuncağın etiketinde yer alan güvenlik uyarıları ve kurulum talimatları okunmalı, oyuncağın kullanımı hakkında çocuklara ve bakıcılara detaylı bilgiler verilmeli, oyuncağın ambalajında bulunan gerekli bilgiler, kullanma talimatları saklanmalı ve ambalajı ise atılmalıdır. 3 yaş altı çocuklara yönelik pelüş oyuncakların burunları, gözleri gibi yutulabilir parçaları oyuncaktan kolayca ayrılmamalıdır. Kırılmış ya da bozulmuş olanlar atılmalıdır. ‘CE’ işareti ürünün AB mevzuatına uygunluğunu belirten işarettir. Ürünün asgari güvenlik koşullarına sahip olduğunu gösterir” dedi.
Etiketler:
Sağlıksız oyuncaklara bakanlıktan denetim
Spor yapmak beyni geliştiriyor
Beyin fonksiyonlarımız hakkında yapılan araştırmalar, zihinsel süreçleri daha iyi anlamamızı sağlamıştır. Özellikle beyin aktivitelerinin elektriksel olarak ölçülmesi (EEG yöntemi) ile bireyin algılama, dikkat, hatırlama ve fiziksel aktivitede bulunma gibi farklı görevleri yerine getirirken, beynin farklı bölgelerinin çalıştığı tespit edilmiştir. Bilişsel gelişimin doğası konusunda yapılan bu araştırmalar, beyin gelişiminin sadece genetik faktörlere bağlı olmadığı, çevresel etkenlerin de etkili olduğunu göstermiştir. Bir çevresel faktör olan spor; insan bedenini fiziki yönüyle geliştirdiği gibi beyin gelişimi ve hafızaya da olumlu katkılar sağlar.
FİZİKSEL KONTROL ÖNEMLİ
Bireyin doğumdan itibaren gelişim ile ilgili en önemli deneyimlerinden birçoğu fiziksel kontrolün sağlanması ile ilgilidir. Çocukluk döneminde nesneleri tutma-atma, emekleme, yürüme, koşma, zıplama, atlama gibi hareketler yoluyla çocuklar fiziksel kontrollerini sağlar ve özgüven duygularını geliştirir. Bununla birlikte sportif hareketlerin, çocukların liderlik özellikleri kazanmalarını, sorumluluk almayı öğrenmelerini ve karakter gelişimini pekiştirdiği birçok kaynakta yer almaktadır.
HUZUR VE ENERJİ VERİR
Spor sadece çocuklar için değil, fiziksel yönden sağlıklı olmanın yanı sıra tüm yetişkinler için de eşi bulunmaz bir etkinliktir. Bu bakımdan her yaşta öğrenilip geliştirilebilir. Ayrıca birçok uzmana göre sportif aktivitelerin, hayatın genel işleyişine de pozitif katkıları bulunmaktadır. Örneğin hırstan uzak yapılan spor sonrası vücudun salgıladığı “endorfin” adı verilen hormon, insanın kendini daha zinde ve mutlu hissetmesini sağlar. Mutluluk hormonu olarak bilinen bu hormonun işlevi, vücudun gerginliğini almak, huzur ve enerji vermektir.
YENİ HÜCRELER OLUŞUYOR
Sporun beyin gelişimine ve hafızaya olumlu etkilerini gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Örneğin Avustralya’da yapılan bir araştırmada, yaşıtlarına göre bunama belirtileri gösteren 170 kişi, 6 ay süreyle ekstra 20 dakikalık bir egzersiz programına alınmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, bu kişilerin zihinsel fonksiyonlarında düzelme tespit edilmiştir. Buna benzer bir araştırmada; spor yapmanın, Alzheimer tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçtan bile iki kat daha etkili olduğu, hatta egzersize son verdikten bir yıl sonra bile etkisinin devam ettiği belirlenmiştir. Bu sonuçlara paralel olarak Amerikan Yaşlanma Enstitüsü, spor yapmanın beyinde yeni sinir hücreleri oluşturan faktörleri uyardığını açıklayarak, oluşan bu hücrelerin eski beyin hücrelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini de kuvvetlendirdiğini belirtmiştir.
İŞ HAYATINDA BAŞARI
Çalışanlar arasında yapılan bir araştırma ise aşırı stres ve zaman baskısı altında bulunarak çalışanlardan spor yapanların, sadece özel hayatlarında değil iş hayatlarında da çok başarılı oldukları belirlenmiştir. Bu kişilerin hiç hareket etmeyen ve spor yapmayan kişilere oranla şirket işlerinde daha başarılı olduğu görülmüştür. Araştırmada bu durum, fiziksel olarak aktif olan bireylerin beyinlerinde bilgi akışının daha hızlı sağlandığı, daha az stresli oldukları ve masabaşı çalışanlara göre zorluklarla daha kolay başa çıkabildikleri şeklinde yorumlanmıştır. Aynı araştırmanın öneriler bölümünde spor yapmanın zihnimizi rahatlattığı, yeni fikirler ve çözümler bulmamızı kolaylaştırdığı ifade edilmiştir.
BEYNİ RAHATLATIYOR
Sporun, beyin gelişiminde olumlu katkılarının olmasının altında yatan temel sebep, beynin devamlı kan desteğine ihtiyaç duymasıdır. Eğer beyne kan yollayan kalp sağlıklı, beyne kan getiren damarlar da açık ise beyin görevini sağlıklı bir şekilde yapabilir. Spor, vücuttaki kan dolaşımını düzenlemesi açısından beynin işleyişini rahatlatmaktadır. Bu nedenledir ki 2003 yılında yapılan bir araştırmada akciğer kapasiteleri yüksek öğrencilerin akranlarına göre IQ puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna göre spor yapmanın akciğer kapasitelerini artırarak beyin oksijenlenmesi açısından zekâ gelişimi üzerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir.
HAYAT KALİTESİ ARTIYOR
Beyin aktivitelerini artıran ve hafızayı güçlendiren spor, her yaşta insanın hayat kalitesini arttıran bir uğraştır. Spora başlama yaşı olmadığı gibi sporun bitiş yaşı da yoktur. Bu konuda önemli olan, bir uzmandan tavsiye almak ve kendimize uygun sporu seçmektir. O hâlde, etkin bir beyne ve keskin bir hafızaya sahip olmak istiyorsak her gün en az yarım saatimizi spora ayırmalıyız.
Dr. Faruk Levent
FİZİKSEL KONTROL ÖNEMLİ
Bireyin doğumdan itibaren gelişim ile ilgili en önemli deneyimlerinden birçoğu fiziksel kontrolün sağlanması ile ilgilidir. Çocukluk döneminde nesneleri tutma-atma, emekleme, yürüme, koşma, zıplama, atlama gibi hareketler yoluyla çocuklar fiziksel kontrollerini sağlar ve özgüven duygularını geliştirir. Bununla birlikte sportif hareketlerin, çocukların liderlik özellikleri kazanmalarını, sorumluluk almayı öğrenmelerini ve karakter gelişimini pekiştirdiği birçok kaynakta yer almaktadır.
HUZUR VE ENERJİ VERİR
Spor sadece çocuklar için değil, fiziksel yönden sağlıklı olmanın yanı sıra tüm yetişkinler için de eşi bulunmaz bir etkinliktir. Bu bakımdan her yaşta öğrenilip geliştirilebilir. Ayrıca birçok uzmana göre sportif aktivitelerin, hayatın genel işleyişine de pozitif katkıları bulunmaktadır. Örneğin hırstan uzak yapılan spor sonrası vücudun salgıladığı “endorfin” adı verilen hormon, insanın kendini daha zinde ve mutlu hissetmesini sağlar. Mutluluk hormonu olarak bilinen bu hormonun işlevi, vücudun gerginliğini almak, huzur ve enerji vermektir.
YENİ HÜCRELER OLUŞUYOR
Sporun beyin gelişimine ve hafızaya olumlu etkilerini gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Örneğin Avustralya’da yapılan bir araştırmada, yaşıtlarına göre bunama belirtileri gösteren 170 kişi, 6 ay süreyle ekstra 20 dakikalık bir egzersiz programına alınmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, bu kişilerin zihinsel fonksiyonlarında düzelme tespit edilmiştir. Buna benzer bir araştırmada; spor yapmanın, Alzheimer tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçtan bile iki kat daha etkili olduğu, hatta egzersize son verdikten bir yıl sonra bile etkisinin devam ettiği belirlenmiştir. Bu sonuçlara paralel olarak Amerikan Yaşlanma Enstitüsü, spor yapmanın beyinde yeni sinir hücreleri oluşturan faktörleri uyardığını açıklayarak, oluşan bu hücrelerin eski beyin hücrelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini de kuvvetlendirdiğini belirtmiştir.
İŞ HAYATINDA BAŞARI
Çalışanlar arasında yapılan bir araştırma ise aşırı stres ve zaman baskısı altında bulunarak çalışanlardan spor yapanların, sadece özel hayatlarında değil iş hayatlarında da çok başarılı oldukları belirlenmiştir. Bu kişilerin hiç hareket etmeyen ve spor yapmayan kişilere oranla şirket işlerinde daha başarılı olduğu görülmüştür. Araştırmada bu durum, fiziksel olarak aktif olan bireylerin beyinlerinde bilgi akışının daha hızlı sağlandığı, daha az stresli oldukları ve masabaşı çalışanlara göre zorluklarla daha kolay başa çıkabildikleri şeklinde yorumlanmıştır. Aynı araştırmanın öneriler bölümünde spor yapmanın zihnimizi rahatlattığı, yeni fikirler ve çözümler bulmamızı kolaylaştırdığı ifade edilmiştir.
BEYNİ RAHATLATIYOR
Sporun, beyin gelişiminde olumlu katkılarının olmasının altında yatan temel sebep, beynin devamlı kan desteğine ihtiyaç duymasıdır. Eğer beyne kan yollayan kalp sağlıklı, beyne kan getiren damarlar da açık ise beyin görevini sağlıklı bir şekilde yapabilir. Spor, vücuttaki kan dolaşımını düzenlemesi açısından beynin işleyişini rahatlatmaktadır. Bu nedenledir ki 2003 yılında yapılan bir araştırmada akciğer kapasiteleri yüksek öğrencilerin akranlarına göre IQ puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna göre spor yapmanın akciğer kapasitelerini artırarak beyin oksijenlenmesi açısından zekâ gelişimi üzerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir.
HAYAT KALİTESİ ARTIYOR
Beyin aktivitelerini artıran ve hafızayı güçlendiren spor, her yaşta insanın hayat kalitesini arttıran bir uğraştır. Spora başlama yaşı olmadığı gibi sporun bitiş yaşı da yoktur. Bu konuda önemli olan, bir uzmandan tavsiye almak ve kendimize uygun sporu seçmektir. O hâlde, etkin bir beyne ve keskin bir hafızaya sahip olmak istiyorsak her gün en az yarım saatimizi spora ayırmalıyız.
Dr. Faruk Levent
30 Ağustos 2011 Salı
Marketler en çok kârı sivri biberden kazandı
TZOB’un yaptığı araştırmaya göre ramazanda üretici ile market fiyat farkının en fazla görüldüğü ürün sivri biber oldu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan ayının başında ve sonunda yaptıkları araştırma sonuçlarına göre, hasat dönemi yaklaşan ve düşük rekolte beklenen ürünler ile büyük talep gören karpuzun dışında tüketici fiyatlarının aşırı derecede artmadığını bildirdi. Bayraktar, üretici ve market fiyat farkının en fazla görüldüğü 5 ürünün sırasıyla sivri biber, domates, patlıcan, salatalık ve limon olduğunu bildirdi.
FARK % 341’E ÇIKTI
Ramazanın son haftasında, üretici ve market arasındaki fiyat farkının yüzde 341’lere ulaştığının görüldüğünü ifade eden Bayraktar, ürün gruplarında ise bu oranın yaş sebze ve meyvede yüzde 341, kurutulmuş ürünlerde yüzde 240, baklagillerde yüzde 211, pirinçte yüzde 193’lere ve hayvansal ürünlerde yüzde 233’lere kadar çıktığının görüldüğünü kaydetti. Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre, üretici ve market fiyat farkının en fazla olduğu ilk beş ürün sırasıyla sivri biber (yüzde 341), domates (yüzde 323), patlıcan (yüzde 300), salatalık (yüzde 275), limon (yüzde 245) oldu.
RAMAZAN SONU FİYATI ARTTI
2010 ramazan öncesi dana eti üretici fiyatları 15.92 TL/kg iken bu yıl ramazan öncesinde yüzde 12.6 azalarak 13.92 TL’ye geriledi. 2011 yılı ramazan ayının son haftasında ise dana eti üretici fiyatlarının yüzde 7.7’lik artışla 14.99 liraya yükseldiği görüldü.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan ayının başında ve sonunda yaptıkları araştırma sonuçlarına göre, hasat dönemi yaklaşan ve düşük rekolte beklenen ürünler ile büyük talep gören karpuzun dışında tüketici fiyatlarının aşırı derecede artmadığını bildirdi. Bayraktar, üretici ve market fiyat farkının en fazla görüldüğü 5 ürünün sırasıyla sivri biber, domates, patlıcan, salatalık ve limon olduğunu bildirdi.
FARK % 341’E ÇIKTI
Ramazanın son haftasında, üretici ve market arasındaki fiyat farkının yüzde 341’lere ulaştığının görüldüğünü ifade eden Bayraktar, ürün gruplarında ise bu oranın yaş sebze ve meyvede yüzde 341, kurutulmuş ürünlerde yüzde 240, baklagillerde yüzde 211, pirinçte yüzde 193’lere ve hayvansal ürünlerde yüzde 233’lere kadar çıktığının görüldüğünü kaydetti. Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre, üretici ve market fiyat farkının en fazla olduğu ilk beş ürün sırasıyla sivri biber (yüzde 341), domates (yüzde 323), patlıcan (yüzde 300), salatalık (yüzde 275), limon (yüzde 245) oldu.
RAMAZAN SONU FİYATI ARTTI
2010 ramazan öncesi dana eti üretici fiyatları 15.92 TL/kg iken bu yıl ramazan öncesinde yüzde 12.6 azalarak 13.92 TL’ye geriledi. 2011 yılı ramazan ayının son haftasında ise dana eti üretici fiyatlarının yüzde 7.7’lik artışla 14.99 liraya yükseldiği görüldü.
Etiketler:
Marketler en çok kârı sivri biberden kazandı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)